ırak
1. Uzak
2. Klasik Türk müziğinde, aynı adla anılan ve kalın fa diyez notasını andıran perdedeki makamlardan biri.
ingilizcesi: a republic in the Middle East in western Asia; the ancient civilization of Mesopotamia was in the area now known as Iraq; modern government is involved in state-sponsored terrorism.
türk
1. Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşayan, Türkçenin değişik lehçelerini konuşan soy ve bu soydan olan kimse
2. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan halk ve bu halktan olan kimse
ingilizcesi: turk. turkey. turkish. turk. turk-. turco-. turko-.
ilişki
1. İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas
2. Bağlantı, temas.
ingilizcesi: relation. connection. connexion. involvement. contact. relationship. intercourse. sexual intercourse. affair. affaire. affinity. bond. commerce. copulation. corelate. correlate. correlation. daughter. dealing. dealings. gallantry. interrelation. it.