gazi
1. Müslümanlıkta düşmanla savaşan veya savaş yapmış kimse
2. Olağanüstü yararlıklar göstererek düşmanı yenen komutanlara devlet tarafından verilen onur unvanı.
ingilizcesi: war veteran. wounded veteran. ghazi. ataturk.
gaz
1. Tül.
2. Normal basınç ve sıcaklıkta olduğu gibi kalan, içinde bulunduğu kabın her yanına yayılma ve bu kabın iç yüzeyinin her noktasına basınç yapma özelliğinde olan akışkan madde.
ingilizcesi: gaseous. gas. oil. fuel gas. exhalation. aero-.
üniversite
1. Bilimsel özerkliğe ve kamu tüzel kişiliğine sahip, yüksek düzeyde eğitim, öğretim, bilimsel araştırma ve yayın yapan fakülte, enstitü, yüksekokul vb. kuruluş ve birimlerden oluşan öğretim kurumu
2. Genellikle fen, edebiyat, hukuk, tıp, mühendislik gibi alanlarda eğitim ve araştırma yapan fakültelerden oluşan yüksek öğretim kurumu.
ingilizcesi: university. college. university. varsity.