televizyon
1. Vericiden iletilen dalgaların görüntü ve ses olarak görünmesini ve duyulmasını sağlayan aygıt, televizyon alıcısı.
2. Elektromanyetik dalgaları canlı resim haline getiren ve eğitim alanında kendisinden etkili biçimde yararlanılan araç.
ingilizcesi: t.v. television. tv. boob tube. box. gogglebox. telly. the tube.
program
1. Belirli şartlara ve düzene göre yapılması öngörülen işlemlerin bütünü, izlence
2. Yapılacak bir işin bölümlerini, bölümlerin sırasını ve zamanını gösteren tasarı.
ingilizcesi: format. programme. schedule.