televizyon
1. Vericiden iletilen dalgaların görüntü ve ses olarak görünmesini ve duyulmasını sağlayan aygıt, televizyon alıcısı.
2. Elektromanyetik dalgaları canlı resim haline getiren ve eğitim alanında kendisinden etkili biçimde yararlanılan araç.
ingilizcesi: t.v. television. tv. boob tube. box. gogglebox. telly. the tube.
yarışma
1. Bilgi, yetenek, güzellik vb.nde üstünlüğünü göstermek için yarışmak işi, yarış, yarışım.
2. Ticarette üstünlük kazanma çabası, rekabet.
ingilizcesi: bout. competition. contest. contestation. emulation. event. match. meet. racing. rivalry.