dikey
1. Başka bir doğru ile kesiştiğinde onunla birlikte dik açı oluşturan (doğru çizgi), amudi.
2. Dik olarak.
ingilizcesi: perpendicular. orthogonal. apeak. normal. plumb. sheer. upright. vertical.
geçiş
1. Geçme işi veya biçimi
2. Herhangi bir durumdaki değişme, intikal.
ingilizcesi: drive, film drive (advance, transport, run, movement, travel), advance, feed, transport, run, movement (of the film), travel, pulldown
hazırlık
1. Hazırlanmak için gereken şeyler veya durumlar.
2. 1 - Sahne çalışmasına geçmeden önce oyunun özüne ve biçimine ilişkin olan ön çalışma. 2 - Yazarın önemli bir olayı inandırıcı yapabilmek için daha önceden bir olayı ortaya çıkaracak- nedenleri gösteren hazırlığı.
ingilizcesi: lining up