çok
1. Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı
2. Aşırı bir biçimde
ingilizcesi: much. many. very. big. plenty. plentiful. good. fair. like hell. deadly. heavy. abounding. abundant. affluent. ample. countless. dead. exuberant. hearty. hell of. helluva. innumerable. lavish. multitudinous. numerous. piping. plenteous. precious. pro.
çeşitli
1. Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi
ingilizcesi: assorted. various. varied. multifarious. different. divers. diverse. diversified. manifold. medley. miscellaneous. sundry. differently.
çeşit
1. Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nevi
2. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.
ingilizcesi: kind. variety. sort. assortment. style. sample. cast. class. denomination. description. genre. ilk. item. range. species. stripe.