online
1. s., z. kompütörle beraber çalışan, kompütörün idaresi altında olan; z. asıl işle beraber.
2. doğrudan bağlantılı
market
1. Özellikle her türlü yiyecek maddesinin, ev, büro, mağaza vb. yerlere ait gereçlerin satıldığı dükkân.
2. i. pazar, çarşı; piyasa market basket pazar sepeti. market day pazarın kurulduğu gün. market garden bostan . market order komisyoncuya verilen piyasa fiyatına satma veya alma siparişi. market place pazar yeri. market town içinde pazar kurulan kasaba. market value piyasa fiyatı, piyasa değeri. a bad market düşük piyasa. grain market hububat borsası. money market para borsası. put on the market satışa çıkarmak. in the market satın almaya niyetli.
ingilizcesi: general store.
alışveriş
1. Alım satım işi, muamele.
2. İlişki, münasebet
ingilizcesi: shopping. buying and selling. trading. deal. connection. dealing. traffic.