ev
1. Yalnız bir ailenin oturabileceği biçimde yapılmış yapı.
2. Bir kimsenin veya ailenin içinde yaşadığı yer, konut, hane
ingilizcesi: domestic. house. household. home. house. dwelling. dwelling place. place. residence. accommodation unit. crib. domicil. domicile. dwelling house. habitation. hangout. housing. inhabitation. settlement. rooms.
sinema
1. Hareketi düzenli aralıklarla parçalara bölerek bunların resimlerini belirleme ve sonra bunları gösterici yardımıyla karanlık bir yerde, bir ekran üzerinde yansıtarak hareketi yeniden oluşturma işi.
2. Film göstermeye yarayan özel bir makineyle görüntülerin beyaz perdeye yansıtıldığı salon veya yapı
ingilizcesi: cinema theatre (house), cinema, (ABD) theater, motion picture theater, movie house (theater), picture house, pictures, movies, 2-6. cinematography), kinema(tography), (ABD) motion picture, moving pict
sistem
1. Dizge.
2. Düzen.
ingilizcesi: system. the system. regulation. regime. framework. graticule. grid. gridiron.