polyester
1. Tahta üzerine sürüldüğünde koruyucu, parlak bir katman oluşturan poliasidin doymamış alkollere veya glikollere etkimesiyle elde edilen kimyasal madde.
2. Genellikle bir polihidrik alkol ile bir polibazik asitten elde edilen, sinema ve televizyonda mıknatıslı kuşak ve film tabanlarının yapılmasında kullanılan polimer.
ingilizcesi: polyester
boya
1. Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen veya içine katılan renkli madde
2. Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu veya yağlı boya.
ingilizcesi: coloring. colouring. paint. color. colour. dye. coloring. colouring. stain.
satış
1. Satıcı ile alıcı arasında yapılan ve bir malın alıcıya verilmesi ve bunun karşılığında bir fiyat, bir değer alınması yoluyla yapılan işlem, satım
ingilizcesi: selling. selling. sale. sell. disposal.