idrar
1. Böbreklerde kandan süzülerek idrar yolları aracılığıyla dışarıya atılan sıvı, sidik
2. bk. sidik
ingilizcesi: uretic. urinary. urine.
yol
1. Karada, havada, suda bir yerden bir yere gitmek için aşılan uzaklık, tarik.
2. Karada insanların ve hayvanların geçmesi için açılan veya kendi kendine oluşmuş, yürümeye uygun yer
ingilizcesi: itinerary. road. angle. approach. avenue. channel. cutting. expedient. gateway. handle. itinerary. journey. meatus. outlet. path. road. route. tack. thoroughfare. trail. via. walk. way. weigh. wise.
hastalık
1. Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı
2. Ruh sağlığının bozulması durumu.
ingilizcesi: illness. disease. sickness. affection. ailment. bad blood. distemper. ill. infirmity. invalidism. invalidity. malady. patho-.