kadın
1. Erişkin dişi insan, erkek veya adam karşıtı
2. Evlenmiş kız.
ingilizcesi: lady. woman. lady's. female. petticoat. woman. female. she. dame. broad. distaff. hen. jane. petticoat. gyno-. gynous.
hastalık
1. Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı
2. Ruh sağlığının bozulması durumu.
ingilizcesi: illness. disease. sickness. affection. ailment. bad blood. distemper. ill. infirmity. invalidism. invalidity. malady. patho-.