sağlık
1. Vücudun hasta olmaması durumu, vücut esenliği, esenlik, sıhhat, afiyet.
2. Vücudun iyi veya kötü olması durumu.
ingilizcesi: health. sanitary. sanitarian. curative. hygienic. health. soundness. well-being. sense of well-being. welfare. fitness.
hizmet
1. Birinin işini görme veya birine yarayan bir işi yapma
2. Görev, iş.
ingilizcesi: service. labor-intensive. labour-intensive. labour intensive. service. duty. employment. function. labor. labour. ministration. ministry.
hastane
1. Hastaların yatırılarak tedavi edildikleri sağlık kurumu.
ingilizcesi: butcher shop. hospital. infirmary.