sağlık
1. Vücudun hasta olmaması durumu, vücut esenliği, esenlik, sıhhat, afiyet.
2. Vücudun iyi veya kötü olması durumu.
ingilizcesi: health. sanitary. sanitarian. curative. hygienic. health. soundness. well-being. sense of well-being. welfare. fitness.
ilgili
1. İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik
2. alâkadar.
ingilizcesi: related. concerned. connected. involved. interested. pertinent. companion. curious. germane. relative. about. anent.
ilgi
1. İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk.
2. Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik.
ingilizcesi: relation. connection. attachment. involvement. interest. affinity. concern. attention. liking. bearing. care. connexion. curiosity. pertinence. reference. regard. relationship. relativeness. relevance. relevancy. respect. solicitude. sympathy. though.