tüketici
1. Mal ve hizmetlerden yararlanan, satın alıp kullanan, tüketen kimse, yoğaltıcı, müstehlik, üretici karşıtı
2. Bitiren, mahveden.
ingilizcesi: depletory. consumer. user.
ürün
1. Doğadan elde edilen, üretilen yararlı şey, mahsul.
2. Eser.
ingilizcesi: child. crop. end product. fruit. graduate. growth. harvest. offspring. produce. product. progeny. result. turnoff. yield.
hizmet
1. Birinin işini görme veya birine yarayan bir işi yapma
2. Görev, iş.
ingilizcesi: service. labor-intensive. labour-intensive. labour intensive. service. duty. employment. function. labor. labour. ministration. ministry.