site
1. Genellikle belli meslek adamları için yapılmış veya belli amaçlarla kurulmuş konutlar topluluğu, iş merkezi.
2. İlk Çağda kendi yasalarıyla yönetilen bir veya birkaç kentten oluşan devlet.
ingilizcesi: buildings. complex. development.
çaylak
1. Yırtıcılardan, uzun kanatlı, çengel gagalı, küçük kuşları ve fare gibi zararlı hayvanları avlayan, tavuk büyüklüğünde bir kuş (Milvus migrans).
2. Toy, deneyimsiz, acemi (kimse).
ingilizcesi: kite. tiro. johnny-come-lately. avaricious person.
olmak
1. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak
2. Gerçekleşmek veya yapılmak.
ingilizcesi: be. happen. become. exist. occur. take place. have. mature. befall. come about. come off. come over. eventuate. fare. get. go. go on. hap. hatch. hit. turn.