zeytin
1. Bu ağacın tazeyken yeşil, sonradan kararan, yüksek besin değeri taşıyan yağlı meyvesi.
2. Bu ağaçtan yapılmış, bu ağaçla kaplamalı.
ingilizcesi: olive. olive.
üretim
1. İnsanların, toplumun varlığı ve gelişmesi için gerekli olan nesneleri sağlamak üzere, amaçlı etkinlikleriyle doğal çevrelerini değiştirmeleri, istihsal, tüketim karşıtı.
2. Bu etkinlikler sonucu elde edilen nesneler.
ingilizcesi: production. manufacture. output. generation. outturn. procurement. turnout.